TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN YASAL TEMELLERİ

<!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p {mso-margin-top-alt:auto; margin-right:0cm; mso-margin-bottom-alt:auto; margin-left:0cm; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} -->

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN YASAL TEMELLERİ

Türkiye eğitimine sistem kavramını, 14 Haziran 1973’te kabul edilen 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu getirmiştir.Bu kanun 1973 yılına kadar eğitimdeki gelişmeleri ve Yüksek Planlama Kurulu’nca onaylanan stratejiyi esas alarak Türkiye Eğitim sistemini yasalaştırmıştır.

Milli Eğitim Temel Kanunu eğitim sistemini iki bölüme ayırmaktadır: Birinci ana bölüme örgün eğitim, ikinci ana bölüme ise yaygın eğitim demektedir.

Örgün eğitimi, okulöncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, yükseköğretim oluşturmaktadır. Yaygın eğitim ise, örgün eğitimin dışında yapılan her türlü planlı eğitimi kapsamaktadır.

Yasada yaygın eğitim kendi içinde de genel ve mesleki olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bu kapsamın içine diğer kuruluşların yaptığı halk eğitimini, hizmet içi eğitimi de katmak gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında, eğitim sisteminin yaygın eğitim bölümü, örgün eğitim bölümünden ne kapsam ne de önem bakımından geride değildir.

Eğitim sistemini örgün ve yaygın eğitim olarak ikiye ayırmak uygulamada birçok sakıncalar getirmiştir. Bunlardan en önemlisi örgün eğitimi, eğitim sisteminin asıl görevi olarak görüp yaygın eğitimi önemsememektedir. Bu Eğilimle yaygın eğitime çok az ödenek ayrılmaktadır. Ayrıca okullar, yaygın eğitimi kendi görevlerinin dışında saymaktadır. Oysa eğitimin, insanın yaşamı boyunca sürmesi gerektiği, aynı yasanın süreklilik ilkesinde yer almaktadır.

Onuncu Milli Eğitim Şûrası, eğitim sistemindeki bu sorunların kaldırılabilmesi için kararlar almıştır. Bu kararlardan en önemlisi, örgün ve yaygın eğitimin birbirini tamamlayacak biçimde bir bütünlük içinde geliştirilmesinin sağlanması, bu ikisinin arasındaki kopukluğun giderilmesidir. Bunu sağlayabilmek için yaygın eğitim programlarının uygulanmasından okulların da sorumlu olması bir ilke olarak benimsenmiştir.

Sistem özelliği gösterebilmesi için, eğitim sistemini oluşturan tüm sistemlerin (okulların ve öbür eğitim yerlerinin) aynı amaçlar, ilkeler doğrultusunda çalışması zorunludur. Bu zorunluluğu yerine getirecek olanlar eğitim yönetmenleridir. Her eğitim yönetmeni yönettiği okulu, eğitim örgütünü Milli Eğitim Temel Kanunu’nun gösterdiği amaçlar ve ilkeler doğrultusunda yönettiğinde sistem bütünleşir. (Başaran, 1993,35)

EĞİTİMİN GENEL AMAÇLARI

Türk Milli Eğitimi’nin genel amaçları Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 2. maddesinde gösterilmiştir. Bu amaçlar, 1983’de yapılan değişikliği ile olduğu gibi aşağıya alınmıştır.

Türk Milli Eğitimi’nin genel amacı, Türk Milleti’nin bütün fertlerini;

Atatürk inkılap ve ilkelerine ve Anayasa’da ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk Milleti’nin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışa; insan haklarına ve Anayasa’nın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;

Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip; insan haklarına saygılı; kişilik ve teşebbüse değer veren;topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek;

İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların kendilerini mutlu kılacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak;

Böylece bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan milli birlik ve bütünlük içinde iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı seçkin bir ortağı tapmaktır. (Başaran, 1993,36)

EĞİTİMİN ÖZEL AMAÇLARI

Yasa bu genel amaçlardan sonra eğitimin özel amaçlarını da şöyle sıralamıştır:

Özel amaçlar; Türk eğitim ve öğretim sistemi bu genel amaçları gerçekleştirecek şekilde düzenlenir ve çeşitli derece ve türdeki eğitim kurumlarının özel amaçları, genel amaçlara, temel ilkelere uygun olarak tespit edilir.

Yukarıda sayılan eğitimin genel ve özel amaçları, her eğitim etkinliğinde uyulması gereken amaçlardır. Bu genel ve özel amaçlar bir bakıma eğitime bir çerçeve vermektedir. Bu çerçeve içinde eğitimi daha işlevsel yapacak eğitim amaçlarına (hedeflere) gereklilik vardır.

Eğitimin çağdaş görevi, eğitilenlerin sorunlarının çözülmesine yardım etmektir. Eğitim artık süs olsun diye, zevk için insanlarca gereksinmemektedir. İnsanlar sorunlarına çözüm yolu bulmak, daha iyi koşullar içinde yaşamak, bir meslekte başarı göstermek için eğitimi gereksemektedir. Bu gereksemeyi karşılamak için eğitimin hem nitelikçe değişmesi hem de herkese kapılarını açması gerekmektedir.

Çağdaş eğitimin amaçları bir tek cümleyle özetlenebilir. O da, eğitilenin sorun çözme gücünü geliştirmesidir. Böylece eğitilen hem içinde bulunduğu sorunlarını çözerek daha iyi yaşayabilecek, hem de bu gücünü gelecek yaşamında kullanabileceğine inanarak geleceğe güvenle bakabilecektir. Bu tür bir eğitim eğitileni, hem şimdiki yaşayışına hem de gelecek yaşayışına hazırlayacaktır. Bu da çağımızın eğitimden beklediği görevdir.

Eğitilenin sorun çözme gücünü geliştirerek şimdiki ve gelecek yaşamını hazırlayacak eğitimin gerçekleştirmesi gereken amaçları şunlar olmalıdır:

Eğitim, eğitilen kişinin duygu, düşünce, gereksinme ve sorunlarını türlü araçlarla anlatabilmesi için ona iletişim yeterliği kazandırmalıdır.

Eğitim, eğitilenin, demokratik yaşayışın gerektirdiği biçimde toplumsallaşabilmesi, diğer insanlarla olumlu ilişkiler kurabilmesi, ortaklanılan amaçlar için birlikte çalışabilmesi için ona işbirliği yeterliği kazandırmalıdır.

Eğitim, eğitilenin sorunlarını çözebilmesi için gereken bilgiyi toplayabilmesi, becerileri kazanabilmesi, sorunlarına olumlu ve yapıcı bir tutumla savaşım açabilmesi için ona öğrenme ve araştırma yeterliği kazandırmalıdır.

Eğitim, eğitilenin kendi bedenine bakabilmesi, onu koruyabilmesi; çevre sağlığı için gerekenleri yapabilmesi, başkalarının sağlığını tehlikeye atmaması için ona sağlıklı yaşama yeterliği kazandırmalıdır.

Eğitim, eğitilenin kendine ve topluma hizmet edebilmesinde temel öğe olan bir mesleği seçebilmesi, mesleği başarıyla yürütebilmesi, kazandığını tutumlu olarak kullanabilmesi, yurt zenginliğini kendi mesleği içinde değerlendirebilmesi için ona üretim ve tutumluluk yeterliği kazandırmalıdır.

Bu sayılanlar, eğitilenleri yaşam sorunlarını çözmeye hazırlayan eğitimin amaçlarıdır. Bu amaçların gerçekleştirilmesini sağlayacak dersler ve derslerin konuları eğitimin türüne göre değişebilir. (Başaran, 1993,37-38)

Yorum Yaz